Merhaba, size nasıl yardımcı olabilirim?
Zorlu Center Teras Evler
R1 Blok, No: 111
Beşiktaş/İSTANBUL
+90212 269 92 10
info@assessment.com.tr
Yaratıcılığı Doğru Yönetmek Önem Taşıyor
18.05.2020
Blog
18.05.2020

Yaratıcılığı Doğru Yönetmek Önem Taşıyor

Günümüzde değişimleri daha hızlı deneyimliyoruz. Yaratıcı biriyseniz, farklı fikirlerinizi hayata geçirmek için doğru kaynaklara erişebiliyorsanız ve motivasyonunuz varsa işleri bir adım öteye götürerek bu değişimlerde fark yaratabilirsiniz. Şirketler için değişen pazarın ötesine geçerek rekabet edebilmek için yaratıcı olmak kilit önem taşıyor. Yaratıcılığı geri planda tutan şirketler ise eninde sonunda rakiplerinin gölgesinde kalmaya başlıyor. Bunun yanında, şirketlerin yalnızca çalışan yaratıcılığını desteklemeleri değil, bu yaratıcılığı doğru şekilde yönetmeleri daha etkili sonuçlara ulaşmalarını sağlayabilir. Değişimden sıklıkla bahsettiğimiz bu dönemde şirketler yaratıcılığı desteklemek için ne gibi faktörleri göz önüne almalı? Ne gibi uygulamalar çalışan yaratıcılığını doğru şekilde yönetmeyi sağlayabilir?

2020 yılında Applied Psychology: An International Review’de yayınlanan çalışmada araştırmacılar, çalışanların 5 hafta boyunca kendi proaktifliklerini yönetebilme, yaratıcılık ve işe adanmışlık seviyelerini analiz etmiş. Sonuçlara göre, iş esnasında veya sonrasında kendilerine enerji katan, pozitiflik ve ilham veren aktivitelere proaktif şekilde katılmayı seçen çalışanların işe adanmışlık ve yaratıcılık seviyelerinde artış görülmüş. Bir başka bulgu ise, öğrenme odaklı çalışmanın, performans odaklı çalışmanın tersine, işe katılım ve yaratıcılık arasındaki ilişkiyi güçlendirmesi. Araştırmacılar çalışanların kendi proaktifliklerini yönetebileceklerini fark etmelerinin, konsantrasyonu, pozitifliği ve enerjiyi arttıracak aktivitelerde bulunmalarının ve yöneticilerin proaktif bir çalışma kültürünü oluşturmasının yaratıcılık üzerindeki pozitif etkilerinin altını çiziyor. Araştırmacılara göre, bazen iş arkadaşları ile dışarıda yenen bir öğle yemeği bile bunu olumlu destekleyebilir. Ayrıca, şirketler esnek çalışma saatleri sunmak gibi otonomiyi arttıracak uygulamalarla çalışanların kendi proaktif canlılığını destekleyen bir şirket kültürü oluşturabilir. Yaratıcı performansın kritik olduğu pozisyonlara performans odağından çok öğrenme odağına sahip çalışanların seçilmesi ise araştırmacıların bir başka önerisi.

Ancak, yalnızca yaratıcılığı destekleyerek yeni fikirler oluşturmak şirketler için tek başına yeterli olmayabilir. Bir şirket çalışanı tarafından beş yıl önce sunulmuş fakat geri adım atılmış bir fikir bugün anlam kazanarak o şirketi bambaşka noktalara taşıyabilir. Yaratıcı fikirleri ortaya koymanın yanında bu fikirleri gerçekleşmeseler bile koruyabilmek de önemli olabilir. Harvard Business Review’de Ella Miron-Spektor, Dana R. Vashdi, Teresa Amabile ve Vered Holzmann tarafından yaratıcılıkla ilgili anlatılan deneyim tam da bu noktaya parmak basıyor. Şirketinde yaratıcılığın azalmasından endişe duyan Joseph Golan, çalışanların yaratıcılığını sınırlayan engelleri tespit etmekle işe başladı. Buna göre, çalışanlar beyan ettikleri fikirlerinin yeterince değer görmediğini, bu nedenle de çaba göstermenin anlamsız olduğunu düşünüyorlardı. Çalışanların bir başka endişesi ise, başkalarının kendi fikirleriyle öne çıkması ve başarısızlık korkusuydu. Golan, yaratıcılığı arttırabilecek basit ama çok etkili olan bir fikrini hayata geçirdi. Kurduğu platformla çalışanlar fikirlerini doldurdukları form aracılığı ile kaydetti. Fikirleri için verdikleri çabaya göre çalışanlar ödüllendirildi ve bu fikirlere kaynak sağlandı. Ayrıca, fikir beyan eden çalışanlar, yaratıcılık puanı kazanarak teşvik edildi. Kurmuş olduğu bu sistemle Golan, şirket kültürüne ve kazancına olumlu katkı sağlarken, şirket veri tabanında 9 yılda 5000 yeni fikrin olmasını sağladı ve bu fikirlerin yaklaşık %70’ini uyguladı. Belki de en önemlisi, yaratıcı fikirler sunan çalışan sayısı iki kat arttı.

Buna göre, şirketlerin çalışan yaratıcılığına odaklanırken yalnızca çalışanların bireysel yaratıcılığını değil, aynı zamanda kolektif olarak yaratıcılığı da desteklemesinin ve yaratıcı fikirleri koruyabilmesinin önem taşıdığını söyleyebiliriz. Bunun yanında, bu yaratıcılığı doğru yönetmek de eşit öneme sahip. Bu anlamda, çalışanların kendi proaktifliklerini yönetmelerini desteklemek, performans odağından çok öğrenme odağını sağlamak, oluşan yeni fikirleri koruyabilmek ve bunları hayata geçirebilecek kaynaklar sunmak yaratıcılığın bir şirket kültürü haline gelebilmesinin önünü açabilir.

Bunlara da bakın
Bu web sitesinde size daha iyi hizmet sunabilmek için çerez kullanılmaktadır. Daha fazla bilgi almak için Kişisel Bilgilerin Korunması sayfasında bulunan çerezler bölümünü inceleyebilirsiniz.
x